Tuesday, 27 May 2008

Burayida Turk Dizileri Sardi:))


Türk dizilerini Araplar'la buluşturan isim, dizileri yayınlayan MBC televizyonun Türkiye temsilcisi Daniel Abdulfattah, 'Ihlamurlar Altında' dizisinin oyuncularıyla Dubai'ye uçmadan önce sorularımızı yanıtladı...

22 yıldır Arabistan'ın çeşitli medya kuruluşları için Türkiye'de çalışan Suriyeli gazeteci Daniel Abdulfattah, aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri'nde oldukça popüler bir haberci, spiker ve savaş muhabiri. Türkiye'de de bir dönem TV5 kanalında "Dünya Gündemi" programını hazırlayıp sunmuş. Şimdilerde ise Arap Yarımadası'nın en büyük medya kuruluşlarından biri olan MBC Grubu'nun (Middle East Brodcasting) prodüksiyon şirketi olan 03 Productions'un Türkiye temsilciliğini yürütüyor. Merkezi Dubai'de bulunan ve 23 ayrı kanalı da bulunan MBC uydu aracılığıyla bütün dünyadan izlenebiliyor. Dolayısıyla Türk dizileri de sadece yarımadada değil dünyanın diğer yerlerinde yaşayan Araplar tarafından da izleniyor. Şimdilik 3 diziyi Araplar'la buluşturan Daniel Abdulfattah, 68 tane Türk dizisini satın aldı bile. Aralarında G.O.R.A.'nın da bulunduğu 96 tane de sinema filminin yayın hakkını satın alan Daniel Abdulfattah; bu ilginin yankılarının da meyvelerini vermeye başladığını anlattı. Dizilerde yer alan kıyafetler ve mobilyalar nedeniyle Türkiye'den Arap ülkelerine tekstil ve mobilya siparişinin arttığını söyleyen Abdulfattah, "Arkadaşım düğününü dizide yer alan Büyükada'daki otelde yapacak. En az 450 davetlisi var. Onlar da gelecek tatillerini de yapacaklar" diyor.

'IHLAMURLAR' DUBAİ'DE


BÜYÜK BİR REKLAM OLUYOR

'Çemberimde Gül Oya' dizisine tarihsel boyutu nedeniyle öncelik verilmiş. Dizinin yansıttığı aynı dönemde Suriye ve Lübnan'da da aynı olayların yaşandığını hatırlatan Abdulfattah; Türkiye'nin gerçekleriyle ancak yumuşak bir şekilde gösteren yapımların tercih edildiğini söylüyor. Gelecek projelerini sorduğumuz Daniel Abdulfattah; bir Arap-Türk yapımı dizinin finalinin filme sonuçlanacağını anlatıyor. Bir aşk hikayesinin anlatılacağı filmin telif hakkı alnımış. 5 Türk ve 5 Arap senaristin senaryosunu yazmaya başladığı film için görüşmelerine devam eden Abdulfattah, filmin 2008 sonunda bitmesini hedefliyor. Dizilerin Türkiye tanıtımına yaptığı katkı ise büyük. Daniel Abdulfattah, internet sitelerinde yapılan yorumlardan bunun görülebileceğini anlatıyor. Abdulfattah, dizideki hastaneyi gören izleyicilerden gelen bir yorumu aktarıyor: "Arabistan'daki insanlar, 'Türkiye'de böyle şık temiz hastane mi varmış? O zaman neden İngiltere'ye gidiyoruz?' diyorlar. Bu ne kadar önemli bir şey biliyor musunuz?" diye soruyor. Abdulfattah, ilginç bir hesap yaparak Türkiye'nin günde 1 milyon 200 bin Dolar kârda olduğunu anlatıyor. Abdulfattah, şöyle konuşuyor: "MBC'ye reklam vermeye kalksanız saniyesine 2 bin dolar ödemeniz gerekiyor. 30 saniyelik reklam filmi için bu ücret 60 bin dolar. Türkiye diziler aracılığıyla, tekrarlarıyla birlikte günde 6 saat ekranda. Bu bir reklam filmi olsaydı günde 1 milyon 200 bin dolar ödemeniz gerekecekti."

Avrupa Yakası

atv'nin iddialı dizisi 'Avrupa Yakası', MBC tarafından satın alınma aşamasında. Satış süreci tamamlanırsa Volkan, Aslı, Burhan, Şahika ve diğerleri Arapça seslendirilecek. Türkiye'yi kahkahaya boğan dizinin, Arap ülkelerininin de gözdesi olması bekleniyor. Yetkililer, 'Avrupa Yakası'na ödeyecekleri bedeli ise sır gibi saklıyor.

Gümüş

Nisan ayı başında Arabistan merkezli yayın yapan MBC kanalında gösterilmeye başlanan 'Gümüş' dizisi ülkemizde de yoğun ilgi görmüştü. Kıvaç Tatlıtuğ ve Songül Öden'in başrollerini paylaştığı iddialı yapamın henüz reytingi bilinmiyor. Ancak uzmanlar ilgi göreceği konusunda hemfikir.

Çemberimde Gül Oya

'Çemberimde Gül Oya', yakın tarihimize ışık tutan dizi dönemini başlattı. 1980'li yıllarda Türkiye'nin yaşadığı buhranın benzerleri Lübnan ve Suriye'de de yaşanmıştı. Bu nedenle Arap ülkelerinde yayınlanan ilk dizi olmayı başardı. 'Çemberimde Gül Oya', diğer Türk yapımların da önünü açmış ve kaderini değiştirmiş oldu...

GORA

Türk dizilerinin Arap ülkelerinde yakaladığı reyting oranları, gözleri Türk filmlerine çevirdi. Yapımcıların ilk tercihi gişe rekorları kıran, Cem Yılmaz imzalı 'GORA' oldu. 'Ufo gören masum köylü' repliği ile milyonları kahkahya boğan Cem Yılmaz, önümüzdeki günlerde Arapları da güldürmeye hazırlanıyor. Ancak yetkililer, 'Recep İvedik'i satın almaya ise şimdilik sıcak bakmıyor.

I will puplished one of the watcher's comment, My husband's comments after the movie wasn't far from this comment.

I really wasn't expecting much but any movie that gets me fidgeting in the first thirty minutes is really BAD. Well what can one expect from a movie that couldn't find a decent writer...and it showed. The story and dialog sucked at lot. But more than that the action was cartoonish which really surprised me with Spielberg at the helm. I mean it really looked fake, kind of like poor King Kong looked. The chase scenes were too long and got boring. No good villain and conclusions that telegraphed themselves from a mile away. The extraterrestial ending was very unsatisfying and dumb. Unlike some people I don't think the acting was bad especially Karen Allen. Harrison Ford didn't even start acting until her character appeared. Shia LeBeouf was okay and John Hurt. Poor Kate Blanchett must have been mortified at having to play this part. All in all I wish they'd never done it if they couldn't do it well. I like Indy and he deserved better. Here

Well my opinion I liked the Movie!:))

Wednesday, 14 May 2008

Britain's X-Files opened to the public


Britain's so-called X-Files, which include hundreds of reported sightings of Unidentified Flying Objects, have been opened to the public for the first time. The documents - released at the National Archives in Kew - include sightings recorded by Ministry of Defence staff of an alien craft over Wallasey Town Hall and a saucer-shaped UFO hovering over Waterloo Bridge. Below, our MSN news editor examines the cult of extra-terrestrial sightings and shares memories of her own close encounter. For Contunied news:

Sunday, 11 May 2008

We have been having artificial rains:)

Here we go, I won't be surprise 10 years time, UAE's climate will be same as Europe:) We have been having artificial rain drops last few days, very weird to have when the weather is 43 C:)

Abu Dhabi: The Meteorological Department at the National Centre of Meteorology and Seismology (NCMS) on Tuesday carried out tests to induce artificial rains.

The NCMS used aircraft to sprinkle cloud seeding salts in moist clouds heading towards Abu Dhabi, Dubai and Al Ain.

The monitoring stations subsequently registered light to medium rainfalls in different areas of Abu Dhabi and Dubai. The centre is planning to repeat the tests on Wednesday.

Next day after this news: Cloud seeding experiment has thundering success:) for contunied news

Friday, 9 May 2008

Butun Anne'lerin Anneler Gunu Kutlu Olsun

Anneye yazılmış cok güzel bir şiir.

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Bende banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...


(Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)

Thursday, 8 May 2008

Robert Fisk's latest offering - The Age of the Warrior

By Vinita Bharadwaj, Gulf News Report Published: May 08, 2008, 00:09
It's not often that the critically acclaimed journalist Robert Fisk describes his book as "fun". Or the process, for that matter.

Fisk, who is a best-selling author and journalist based in Beirut as Middle East correspondent of The Independent, says his latest book, The Age of the Warrior – Selected Writings was an interesting experience as it resulted in a bit of self-realisation.

"I had no idea how obsessed with trains and railways I really am," Fisk told tabloid! from Beirut, ahead of his book-signing in the UAE. For continued news: Gulf News

Robert Fisk will sign copies of his latest book, The Age of the Warrior – Selected Writings in the UAE on Saturday.

In Dubai: Jashanmal Bookstores, Mall of the Emirates, 11am – 1pm.

In Abu Dhabi: Jashanmal Bookstores, Abu Dhabi Mall, Level 3, 5pm – 7pm.
I am not a fan of Robert Fisk's books, as his previous book was about "The Memoirs of Naim Bey: Turkish Official Documents Relating to the Deportations and Massacres of Armenians ". The letter, he has published and shown in his book, come out to be fake. Also one of the city that he mention in his book was in wrong country, like Hurhgada is not in Syria, it is in Egypt and located on the Red Sea. So, I am not sure he does enough searches before he publishes his books.

Monday, 5 May 2008

Hıdırellez Bayrami

Merhaba,

Sizleri bilmiyorum ama cevremde cok duydugum arkadaslarimin cogunun hep bildigi ve uyguladigi Hidirellez'i bu yil yapmaya karar verdim, vede konu hakkinda ufakta bir arastirma yaptim, bilgileri asagida bulabilirsiniz. Yarin aksam dualarimi edip dileklerimi yapacam bakalim olursa sizlere tekrardan bildirecem.

HIDRELLEZ:

Hıdrellez, Hızır ve İlyas peygamberlerin yılda bir kere bir araya geldikleri gün olarak biliniyor. Ancak, burada Hızır peygamber öne çıkarılıyor. Bundan dolayı Hıdrellez Bayramındaki bütün etkinlikler, halk arasında ölmezliğe erişmiş kişi olarak bilinen Hızır Peygamber ile ilgili oluyor.

Hıdrellez kutlamalarında gül ağacı, yeşil bitkiler, ağaçlar ve su motiflerinin sıkça kullanılması benzer uygulamaların Orta Asya’daki kutlamalarda da görülmesi, Hıdrellez törenlerinin kaynağının Orta Asya olduğunu gösteriyor.

Hızır Peygamber zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir. Kalbi temiz, iyiliksever insanlara yardım eder. Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar, kıtlığı önler. Dertlere derman, hastalara şifa verir.

Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar. İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder, uğur ve kısmet sembolüdür.

Gelenekleri

Hıdrellez Anadolu’nun her köşesinde farklı geleneklerle kutlanır. Dilekler kağıtlara yazılarak ya o yörede kutsal sayılan yerlere, ya gül ağacının dibine gömülür ya da akan suya bırakılır. Çocuğu olmayan kadınlar gül dalına veya ağaç dalına salıncak kurup, içine oyuncak bebek bırakır.

Kısmeti kapalı olduğuna inanılan genç kızlar için ise “Niyet Çömleği” hazırlanır. 5 Mayıs günü bir çömleğin içine bekar kızlardan toplanan yüzük, kolye, boncuk ve benzeri eşyalar konur. Çömleğin içerisi su ile doldurulur. Ağzına yeşillik konur, üzeri kırmızı yemeni ile örtülüp, bir kilit ile kilitlenir ve bir gül ağacının dibine saklanır. Ertesi sabah çömleğin başına genç bir kız oturtulur. Kısmetinin açılması dileği ile kilit, kızın başında açıldıktan sonra sıra ile maniler söylenerek çömlekten eşyalar çıkarılır.

Hastalığı olanlar elbisenin bir parçasını gül dalına asarlar. Hıdrellez ateşine “Hastalıklar, kötülükler, dağlara taşlara olsun” diyerek taş atılır.

Bereket, bolluk ve uğur getirmesi için kapı, pencere, ambar ve yiyecek kaplarının ağzı açık tutulur. İçinde para bulunan kaseler gül dalına asılır veya dibine bırakılır. Bu paralar ertesi gün alınarak cüzdanlarda saklanır ve yıl boyunca harcanmaz.

BUNLAR YAPILMAZ

Hıdrellez günü evin bereketinin azalmaması, gelecek yıla kadar devam etmesi için ekmek, hamur, un gibi bereketin sembolü yiyecekler kimseye verilmez. Dikiş dikilmez, eğer dikiş dikilirse, dikiş dikenin o yıl çok yılan göreceğine inanılır. Çamaşır yıkanmaz, hamile kadın salıncakta sallanmaz, aksi taktirde her iki durumda da dolu yağacağına inanılır. Un elenmez, elenirse o yıl çok sinek olacağına inanılır.

Makas tutulmaz, tutulursa hayvanı olanların hayvanlarını kurtların kapacağına inanılır. Diğer bir uygulama da makas ellenmez, dikiş dikilmez; yoksa doğacak çocukların dudaklarının yarık olacağına inanılır.

Friday, 2 May 2008

Lauer takes quickie tour of Istanbul

TODAY's Matt Lauer from MSNBC takes a quick tour of Istanbul, the biggest city in Turkey and the latest stop on his 2008 Where in the World is Matt Lauer? tour.
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24402968 Quick 2 minutes of Tour
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404084 How Lauer go to Istanbul
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404193 The women married with Turkish men
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404234 Fascinating facts about Turkey
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24403829 Blue Mosque
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24403829 Whirlwind tour of Istanbul
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24402658 Where the earth is Matt Lauer?
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404139 The presents
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404345 The food
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404709 Dervishes
http://www.msnbc.msn.com/id/21134540/vp/24402968#24404807 How to go Istanbul